-
- Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
- asportas@mail.cu.edu.tr
-
- Çukurova Üniversitesi, 20 Mart 2004, Adana.
-
-
- SEÇMESİNİ BİLİYOR MUYUZ?
-
- TDK sözlügü seçmek eylemini söyle tanimlamaktadir; benzerleri arasinda hosa gideni almak ya da yararlanmak için ayirmak.
- Üstün, iyi uygun bularak yeglemek, bilince ermek, ne oldugunu anlamak, fark etmek, farkli görmek, üstün görmek gibi tanimlamalar bulunmaktadir.
- Bu kelimeden türetilen seçkin ise benzerleri arasinda niteliklerinin yüksekligi ile göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, elit olarak tanimlanmaktadir
- (1) Seçmek için birinci kosul gerçekten birbirinden farkli en az iki seçenegin bulunmasidir. Bunun kosullarindan birisi, herkesin seçilebilme hakkidir.
- (2) Seçim için ikinci önemli husus, bilgi edinme hakkidir. Süreçlerle, olup bitenle ilgili saglikli bilgi alis verisi saglanamazsa ‘açiklik’ kosulu karsilanmamis olur.
- (3) Üçüncü durum ise adil, esit bir seçim ortaminin saglanmasidir.
-
- Özerk Birey Olmadan Saglikli Seçim Olmaz
- Seçmek en az iki sey arasindan birini tercih etmektir.
- Bir seyi seçmek için kisinin öncelikle ne aradigini ayrintili olarak bilmesi ve aradigi seyin farkina varmasi gerekir.
- Farkina varmak ise yine ne aradigini bilmeyi gerektirir. Yani bilinçli olmayi gerektirir.
- Bilinçli olmak aradigi seyi zihinde canli tutmak, dününü bugününü, bütün özellikleri ile diyalektik bir süreç içerisinde mantik süzgecinden geçirmeyi gerektirir.
- Bilinçli ve neyi aradigini bilmek ise yetiskin birey davranisidir.
- Yetiskin birey davranisi ise yurttaslik bilincini dogurur.
- Genelde egitim sistemimizin bir yansimasi olsa gerek; bir seyi seçmede nedense hep fukarayiz.
- Esimizi, isimizi, okulumuzu seçerken, ayakkabi seçerken, elbise seçerken, yönetici seçiminde nedense seçim sonrasi hep pismanlik yasamaktayiz. Keske simdiki aklim olsaydi sunu seçerdim vs.
- Özerk ve özgür yetistirilmedigimiz için seçme konusundaki özgüven duygusu da gelismiyor.
- Özgüven duygusu gelismeyen bireyler de baskasina bagimli duruma geliyor.
- Bu da kisiyi toptan psikolojik olarak yok etmektedir.
- Özgür yetismeyen ve sorumluluk bilinci ile yetistirilemeyen bireyler ilerleyen yaslarda sorumluluk ve yetki kullanimi olanagi saglansa bile seçme konusunda ürkek ve sagliksiz seçim sonuçlari ortaya çikariyor.
- Bu durum toplumsal olarak bizim yetisme tarzimizdan da kaynaklaniyor.
- Çocugun agzi ile ilk objeleri tanimasi sürecinden baslayarak, yapma, sen bilmezsin, sen küçüksün, büyüklerin daha iyi bilir süreci, ilk, orta ögretim derken üniversitede benzer durum nihayetinde es ve is seçimi de büyükler tarafindan saglandigina göre seçme konusunda büyüklerin etkisi ile akraba, es dost, asiret, kapi komsusu kime mühür basarsa biz de ona oy kullaniriz anlayisi egemen olur.
- Hatta bu seçimi pazarda elma-armut seçimine kadar da indirgeyebiliriz.
- Örnegin pazardan domates alirken nelere dikkat ediyoruz.
- Hormonlu mu?, kirmizi renkli parlak domates mi? yoksa saglikli tarla domatesi mi yoksa bütçeme göre mi davranacagim? Hangisi ölçüt? Yapilan bir anket toplumun %70’ nden fazlasinin marketten gida ürünleri alirken üzerindeki etiketi okumadigini, tarihine dikkat etmedigini gösteriyor.
- Bu da bizim aslinda bilinç düzeyimizin ve farkinavarilabilirlik ölçütlerimizin ne oldugunu gösteriyor.
-
- Oyun Kalitesi Önemli mi?
- Okumus olsun veya olmasin önemli derecede kafasindaki görüsü net olmayan, yurttas bilinci ile oy kullanmayan bir toplumun bilgi toplumuna erismesi mümkün mü?
- Artik buna bir çözüm yolu bulunmalidir.
- Biri akliyla, bilinci ile oy kullaniyor digeri duygulari ve gelecek kaygisi ile küçük çikarlari için oy kullaniyor.
- Oylarin kalitesinin önemi yok mu burada?
- 21 Yüz yilda Asiret Oylarinin Önemi Halen ülkemizde Hakkari'den Istanbul’a kadar asiret reislerinin etkisi ile oylarin kullanildigi bir ortamda saglikli bir seçimden bahsetmek mümkün degil.
- Seçim öncesi ve sonrasi hep duyulur bilmem hangi asiret lideri parti degistirdi, beraberinde kaç bin kisi de, Güneydogudan Istanbul’a kadar asiret nerelere yayildiysa, ayni sekilde parti degistirdi diye yazilir.
- Binlerle ifade edilen bu kisilerin hiç kendi iradelerini kullanma sanslari yok mu?
- Geçenlerde arazi gezileri nedeniyle gittigimiz bir beldenin belediye baskani adayi yakin akraba çevresi ile birlikte iki hafta içinde birbirine zit partileri ziyaret ederek kendilerini aday göstermeye çalistigina taniklik ettik. Içler acisi!
-
- Okumuslar Seçebiliyor mu?
- Tabii okumuslar arasinda da benzer durum olmaktadir.
- Üniversite bitirmis birinin bireysel özgür iradesini grup anlayisina terk etmesi, veya küçük çikarlara yenik düsmesi ülkelerin demokratik yapisi ve insan kalitesinin en belirgin ölçüsüdür.
- Yurttas bilinci gelisen bireyler herhangi bir etkide kalmadan inandigi dogrultuda özgür iradesi ile oyunu kullanan özgür kisidir.
- Oyunu amacina göre kullanma gücü ile beyin gücü arasinda dogrudan bir iliski bulunmaktadir.
- Oyunun bilincinde olmayan oy alip oy satabilir.
- Bilmem ne kadar oyum var veya biz gurup olarak su kadar oya sahibiz, bize sunlari verirseniz size oy kullaniriz anlayisi 21 yüz yilda anlasilir gibi gelmiyor bana.
-
- Egitim Kurumlari Seçmesini Biliyor mu?
- Biz üniversiteliler olarak bu bilince erisebildik mi diye hep kendi kendimi sorgularim.
- Aslinda egitim kurumlarindaki yönetim modelimizin olusmasi üç asagi bes yukari toplumun sosyolojik yansimasina pek uzak degil.
- Bu kurumlarda sik sik grup, düsünce birligi adina bilmem ne kadar oylari oldugunu ve birlikte hareket ettiklerini söyleyenden tutun da, benim ile birlikteçalisan x kadar kisi ile birlikte ne kadar gücüz gibisinden azgelismislik psikolojisi içerisinde bir pazarlik yapildigi sik sik fisilti gazetesinde duyulur.
- Bunlarin hepsi su veya bu sekilde duydugumuz vakalar.
- Ancak gelismis birey ve yurttas bilinci ile bagdasmadigini belirtmek zorundayim. Aklim ermiyor okumus bir adamin arkadasi veya siyasi egiliminin pazarlik yaptigi kisiye körü körüne oy vermesine.
-
- Haytamizin Seçimini Dogru Yapiyor muyuz?
- Özgür yetistirilmedigimiz için ögrencilik yillarimizda gelecegimiz ile ilgili olarak üniversiteleri arasi sinavda ne tür bir okul istedigimizi bilmiyoruz.
- Lise yillarindaki ögrencilere sorun, ne okumak istiyorsun deyin, çok küçük bir kesim ne okumak istedigini söyleyemeyecektir.
- Büyük çogunlugu bu isi ya ailesine birakmakta veya neyi kazanirsam diyecektir.
- Esimizin seçimini ise ya duygusal durumlar ya da ailenin istedigi vs. gibi faktörlerden dolayi dogru seçim yapamiyoruz.
- Meslek ve is seçiminde sorun yasiyoruz.
- Yanlis seçim de beraberinde mutlu olmayan yasam biçimini dogurmaktadir.
- Hele bir de kurumsal baglamda ülke yönetiminin en alt basamagindan en üst yapisina kadar 4 yilligina seçilen aday kendisini topluma sundugu gibi degilse o zaman toptan genis sayida insan toplu bir mutsuzluk yasamaktadir.
- Özellikle kendimiz ile ilgili bireysel dogru seçim yapmadigimiz için toplumsal sorunlarda da dogru seçim yapamamaktayiz.
- Bu durum her yönden bir dizi aksakliga kadar gitmektedir.
- Bugün ülkemizin en ciddi sorunu olan yönetme ve yönetilme sorunu biraz da yurttas bilinci ile hareket etmememizden kaynaklaniyor.
- Ülkemizde iyi kötü belirli araliklarla bir sandik konur ve seçme hakki taninan bireyler oy pusulasina bir mühür basarak birilerine bir dönem için yönetme yetkisi verilmektedir.
- Asil sorun buradan basliyor. Önce ben nasil yönetilmek istedigimi biliyor muyum sorusu sorulmalidir.
- Benim seçecegim adamdan temel istegim nedir?
- Bu isteklerimi hangi anlayis veya aday saglayabilir.
- Bundan sonra adaylarin sorgulanmasi gerekir. Aslinda oy kullanmanin manevi baskisi çok büyüktür.
- Bireysel olarak oy kullanarak sevdigimiz adaya veya partiye oy verip sadece kendi kaderimizi belirlemiyoruz, ayni zamanda diger yurttaslarin da kaderini belirlemeye ortak oluyoruz.
- Bu baglamda bencil davranmak yerine toplumsal düsünmek zorundayiz.
-
- Seçme Kriteriniz ve Ölçütleriniz var mi?
- Maalesef ülkemizdeki tüm olumsuzluklara bakildiginda bunlarin temelinde hiçbir kriterin olmamasi yatmaktadir.
- Örnegin ise alacaginiz kiside ne tür özellikler aranir,
- bunlari hangi asgari ölçüte göre alirsiniz? Bu ölçütler olusmadigi için, liyakate uygun olmayan kisilerin ise alinmasi için hatirli kisiler devreye girer vs. vs.
- Kimi seçtim, seçtigim kisinin geçmisi nedir, uzun ve kisa vadede bazi temel konularda (bireyin ve toplumun çikarlari) için ne düsünüyor?
- Aday olaylara noktasal mi yoksa bütünsel mi yaklasiyor?
- Dünyanin içine sürüklendigi soguk savas, kürsellesme hakkinda ne düsünüyor.
- Evrensellik sorunu ile ulusal bilinç arasinda saglikli iliski kurabiliyor mu?
- Güvenilir aday her seyden önce yetiskin birey mi?
- Verdigi sözde durabiliyor mu?
- Taahhüt ettigi programina uyuyor mu?
- Adayin kültürel alt yapisi nedir?
- Elestiriye karsi hosgörülü mü?
- Seçilen kisi kendi iradesi ve bilinci ile mi haraket ediyor yoksa arka planda akil hocalari mi var?
- Bugüne kadarki maddi ve manevi kazanimlarini nasil temin etmis?
- Birilerinin sirtina basarak mi buralara kadar gelmis yoksa kendi öz gücü ve güveni ile mi gelmistir?.
- Adayin yönetme yetenegi nedir?.
- Bütün bu sorulari sormak, ona göre oy kullandiktan sonra da yurttaş bilinci ile denetleme, sorgulama ve katilim bilinci içinde olursak ancak o zaman demokrasi ve demokrat olarak algilanir ve üretken bir ortam yaratmis oluruz.
-
- Sonuç ve Özet.
- Toplum olarak sistematik düsünen ve makbul kriterleri olmayan bir toplum oldugumuzdan iki seyin farkini ortaya koyamiyoruz.
- Bunun için de hayatimizin seçimini dogru yapamiyoruz.
- Dogru yapilmayan seçimin yolu hep aci ve altindan kalkilmaz maddi ve manevi külfettir.
- Onun için seçim yapmak yalnizca oy kullanmak degil, farkli olani belirleyip hakkini vermektir.
-
- PENCEREYİ KAPAT